1. METNİ OKUMA
🇹🇷 23 NİSAN ÇOCUĞU
"Nisan ayı bir başka heyecanla karşılar bu memleketin çocuklarını. Dünyada belki nisan ayına bu kadar anlam yükleyen, nisanı bu kadar coşkulu kutlayan başka bir diyar yoktur herhalde..."
"Oğlum, oğlum uyan artık!" Annesinin sesi, Ata'nın uykusundaki o görkemli meydanı ve kulaklarında çınlayan alkış seslerini bir anda dağıtıverdi. Ata, gözlerini araladığında penceresinden süzülen bahar güneşinin, odasındaki Türk bayrağını aydınlattığını gördü. Kalbi hâlâ rüyasındaki o heyecanla güm güm atıyordu. Meğer o dev kalabalık, o süslü kürsü muhteşem bir rüyadan ibaretmiş.
Hızla yataktan fırladı. Sandalyenin arkasında asılı duran bembeyaz, ütülü gömleğine ve masanın üzerinde duran kırmızı fularına baktı. Hazırlanırken rüyasındaki o sesleri hâlâ duyuyor gibiydi. Odasından çıkmadan önce aynaya bakıp yakasını düzeltti; bugün o büyük gündü.
Tören alanı ana baba günüydü. Rengarenk balonlar, ellerinde bayraklarla koşturan çocuklar ve okul bandosunun coşkulu sesi her yeri sarmıştı. Sıra ona geldiğinde, kalbindeki çarpıntı rüyasındakinden bile daha güçlüydü. Kürsüye doğru yürüdü, derin bir nefes aldı ve mikrofona doğru eğilip rüyasındaki o kelimeleri tüm şehre haykırmaya başladı:
"Nisan ayı bir başka heyecanla karşılar bu memleketin çocuklarını. Dünyada belki bu aya bu kadar anlam yükleyen başka bir diyar yoktur... Çünkü bu diyar, al bayrağın altında özgürce koşan çocukların diyarıdır! Bu diyar, Mustafa Kemal'in çocuklarının diyarıdır!"
"Oğlum, oğlum uyan artık!" Annesinin sesi, Ata'nın uykusundaki o görkemli meydanı ve kulaklarında çınlayan alkış seslerini bir anda dağıtıverdi. Ata, gözlerini araladığında penceresinden süzülen bahar güneşinin, odasındaki Türk bayrağını aydınlattığını gördü. Kalbi hâlâ rüyasındaki o heyecanla güm güm atıyordu. Meğer o dev kalabalık, o süslü kürsü muhteşem bir rüyadan ibaretmiş.
Hızla yataktan fırladı. Sandalyenin arkasında asılı duran bembeyaz, ütülü gömleğine ve masanın üzerinde duran kırmızı fularına baktı. Hazırlanırken rüyasındaki o sesleri hâlâ duyuyor gibiydi. Odasından çıkmadan önce aynaya bakıp yakasını düzeltti; bugün o büyük gündü.
Tören alanı ana baba günüydü. Rengarenk balonlar, ellerinde bayraklarla koşturan çocuklar ve okul bandosunun coşkulu sesi her yeri sarmıştı. Sıra ona geldiğinde, kalbindeki çarpıntı rüyasındakinden bile daha güçlüydü. Kürsüye doğru yürüdü, derin bir nefes aldı ve mikrofona doğru eğilip rüyasındaki o kelimeleri tüm şehre haykırmaya başladı:
"Nisan ayı bir başka heyecanla karşılar bu memleketin çocuklarını. Dünyada belki bu aya bu kadar anlam yükleyen başka bir diyar yoktur... Çünkü bu diyar, al bayrağın altında özgürce koşan çocukların diyarıdır! Bu diyar, Mustafa Kemal'in çocuklarının diyarıdır!"